www.mucurum.com (Arşiv Ana sayfa) => Çevre

Konu: Temizlik Maddelerinin Tüketim Hızı

Sayfa: [ 1 ]

cacabey40 24.12.2008 11:00:20
Marketlerden aldığımız temizlik maddelerinin sıvı ağırlıklı olması ve tüketiminin hızlı bir siteme dayalı olmasının bir strateji gereği olduğunu biliyor muydunuz? Neden çabuk tüketip tekrar kısa sürede temizlik maddesi alımı yapmaktayız?

Aranızda kimya firmasın sahibi da ya da temizlik maddeleri üretenleriniz ya da o sektörde çalışanlarınız olabilir ancak bunların sebebi maalesef sürekli bir alım gücünün hızlı tüketime dayandırılarak daha fazla kazanç sağlama üzerine sistem oluşturulmuştur.

Çevre Bakanlığı Dilovası, Gebze, Çorlu, Kağıthane, Haliç yakınlarında kurulmuş olan tesislere arıtma tesisi kurulması yönünde bir ceza sistemi geliştirmiş. Bu da şirket ve devlet çıkarları için baltalayıcı bir sistem olduğundan gerçek anlamda caydırıcı olamamıştır.

Gerçek caydırıcılık gerçek çevrecilik yasalarının çıkmasına bağlıdır. Gerçek çevrecilik ise üretim yapılan her şeyin karşılığının doğaya uygunluğu ve uyumu üzerine kurulmasıdır. Halbuki bu hiç bir zaman düşünülmemiş, şimdiki koşullarda ise göz önünde bulundurmak imkansız hale gelmiştir. Nedeni ise şu an şekillenmiş üretim sistemi içersinde oluşan bir sosyal yapı da mevcuttur ki bu değişimleri oldukça zorlamaktadır.

Gerçekten çevreye uyumlu ürünlerin üretimi ise mümkün müdür diye soracak olursak evet mümkündür. Hatta bunu yapan firmalar var yurtdışında tabiki. Ben de bu ürünleri tanımış biri olarak, konsantre olup sıvılaştırılan, suda çabuk çözülüp doğayı kirletmeyen ve hatta kullandığınız temizlik suyunun çiçeklere gübre niyetine kullanılabilen ürünlerin Türk firmaları tarafından yatırımı bu yönde yapılarak değişimin marketlere yansıtılacağı kanaatindeyim.

Maalesef ki teknolojinin gelişmişliği AR-GE araştırmalarının yapılabildiği ve ülkemizde bunu gerçekleştirebilecek büyük firmaların olduğunu bilsek de özellikle bu yönde bir adım tercih edilmemektedir.

Bu yönde adım atmış geleceği gören batı insanı değişimleri çoktan başlatmış bu yönde öncü olmuşlardır. Bizler ise hala batıda aşama aşama kapatılan nükleer santrallerini ülkemizde olması için çaba sarfetmekteyiz. Neden bir türlü işin içinden çıkılamıyor biliyor musunuz? Türk insanı 5 yıl sonrasını göremeyecek kadar kısa vadeli çalışmaktadır. Maalesef yapılan araştırmalar ve felaket durumlarında yaşadıklarımızın durumu haklı çıkarması 5 yıldan fazla ilerisi için düşünce üretilmediğini göstermektedir. Oysa bu tür üretimler doğaya yönelik koruma prensiplerini kendi içinde barındırmalıydı. Gerçekten dürüst olan herkes bunun olması yönünde adımlar atabilird. Ama insanın hırslarının dürüstlüğünün önüne fersah fersah geçtiği içinden çıkılamaz gibi görünen şartlardan bellidir.

Bir vakitte gazetenin birinde Japonların deterjan ve su kullanılmadan moleküllerin ayrıştırılarak çamaşırların temizlenebileceği bir çamaşır makinası icat ettiklerini okumuştum. Ancak bu deterjan üreticilerinin hiç işine gelememiş konu medyadan uzaklaştırılmıştı. Haberi aradım ama bulamadım.

Güneş enerjisi ile çalışan otomobillerin yaygınlaştırılması otomotiv sektörünün engeline takılmıştır.

Belki bireysel olarak bizler, üretim yapan firmalara konsantre ve suda çabuk çözülebilen doğaya uyumlu ürünlerin biz tüketicileri daha çok memnun edeceğini ve bunu gerçekleştiren firmaların ürünlerini alacağımızı bildiren bir mail kampanyası oluşturarak ilgili firmaya ileterek değişimin olması zorunluluğu düşüncesi aşılanabilir.

Kızılderililer teknolojinin olmadığı dönemlerde doğayı o kadar önemsemiş ki söyledikleri sözlerin anlamı yaşarken içimize daha çok işliyor.


Sayfa: [ 1 ]