www.mucurum.com (Arşiv Ana sayfa) => Arabesk

Konu: ***Müslüm GÜRSES***(1953-.....)

Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11

cacabey40 12.12.2008 00:30:01



1953'ün 7 Mayıs günü Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesi'nin Fıstıközü köyünde, kerpiç duvarlı bir evin nohut odasında dünyaya gözlerini açar, Müslüm Gürses... Yoksul olsa da, sevgi zengini bir ailenin oğludur... Annesi Emine, sevinç çığlıkları atarak bağrına basar ilk oğlunu... 'Adı Müslüm olsun' diyen ve köy meydanında göğsünü gere gere 'Oğlum oldu' diye bağıran rençper Mehmet Akbaş mutluluktan türküler çığırır... Sesi de öyle güzeldir ki...
MÜSLÜM GÜRSES; Babam köylü olsa da, duygu adamıydı. Türkü söylemeyi severdi... Bağlama da çalardı... Ama kazanç teknesi, ekmek kapımız topraktı... Köy içinden hatırladığım, toz toprak yollar, kavurucu sıcakların içindeki tarlalardır hep... Bir de ağustos böcekleri'nin seslerine karışan, toprakla haşır neşir çalışırken çardakta oturduğumda bana kadar gelen babamın yanık sesidir hatırladığım:
'Benim sadık yarim, kara topraktır!'
Babamı tanıyanlar, benim sesimi ona benzetirler.

GÖÇ VE MÜZİK

Çocukluğunun ilk yıllarını geçirdiği Şanlıurfa ve köyü, hayal meyal kalır aklında Müslüm Gürses'in. Sonra, geçim derdi, onları memleketlerinden söküp alır. Batıya, Adana'ya göç ederler ailece. Kızı Zeyno, küçük oğlu Ahmet ve büyük oğlu Müslüm'le karısı Emine'ye bakmak için ne iş olsa yapar Mehmet Akbaş. Hatta bazı düğünlere gizli gizli gidip bağlama çalıp türkü söylediği bile konuşulur. Mehmet Akbaş bunun duyulmasını, bilinmesini istemez. O yıllar, şarkıcılığın baştacı edildiği yıllar değildir... Ancak, Mehmet Akbaş gizlese de, büyük oğlu Müslüm yüreğindeki müzik sevdasını gizlemez, gizleyemez...
Müslüm GÜRSES; Adana sıcak olur... Ve sıcak yaz geceleri bunaltıcı olduğu için damda yatardık... Ben dama çıkıp sırtüstü uzanınca, yıldızların altında bir hoş olurdum... Ama babamın korkusuna içimden şarkı söylemek gelse de, sessiz kalır okuyamazdım.

ANNE VE KARDEŞ ACISI

Fazla gülmenin günah olduğu öğretilen Müslüm'ün hayatı da, kaderi de pek güler yüzlü değildir zaten. Hele yaşadığı iki acı vardır ki, yüreği dağlanır, yıkılır kalır... 'Büyüyünce paşa olacak benim oğlum' diyen, oğlunu yerlere göklere koyamayan Emine Akbaş hastalanır... Önceleri belli etmemeye çalışsa da, gizlediği hastalığı sonunda iyice ortaya çıkar... Mehmet Akbaş, karısının tedavisi için elinden gelen çabayı gösterirken, doktorların ' Allah'tan umut kesilmez ' sözlerini asla Müslüm'e yansıtmaz... Aradan birkaç ay geçer ve Emine Hanım, üç yavrusunu ardında gözyaşları içinde bırakarak hayata veda eder... Bu acıyla sarsılan Müslüm, daha sonra bir de Ahmet'ini yitirerek, kardeş acısını yaşar... Artık iyiden iyiye içe dönük bir genç olur... Anasının babasının bir altın bileziği olması için terzi çıraklığından yetişmesini sağladığı Müslüm, pek konuşmaz, hiç gülmez, kimseyle ilgilenmez... İlgilendiği tek konu müziktir... Bir de felsefesi vardır...
MÜSLÜM GÜRSES; Eskiden dedeler varmış, önce çilehaneye girer çile çeker, unvanlarını sonra alırlarmış. Biz de bu hayatın acısını çekmek için geldik, çekeceğiz.

ÇAY BAHÇESİNDE BAŞLADI

İç dünyasında acı dolu fırtınalar eserken, dış dünyaya sımsıkı kapalı olan Müslüm'ün müzik sevdası karşılıksız bir aşk gibi sürüp giderken, bazı tesadüfler yaşanır... Öyle ya, hayat her zaman acımasız olacak değildir ya...
MÜSLÜM GÜRSES; İçimdeki gamı kederi hep şarkılarla dağıtmaya çalışırdım. Bu yüzden evde, sokakta, her yerde şarkılar mırıldanırdım. Sonra bir gün Adana Piknik Aile Çay Bahçesi'nde bir yarışma düzenlendi. Arkadaşlar bu yarışmaya katılmam için ısrar ettiler. Katılacaktım ama babam karşı çıktı. Hatta gece ben uyurken usulca gelip saçlarımı kesmiş makasla. Sabah baktım, saçlarım perişan. Gittim üç numaraya vurdurdum. Sonra Bit Pazarı'ndan da bir elbise aldım kendime. Sonra doğru yarışmanın yapılacağı çay bahçesinin yolunu tuttum. Neticede, beni birinci seçtiler. Sene 1968... Bir süre bu çay bahçesinde söyledim şarkılarımı. Soyadımı da orada çalışırken Gürses yaptılar. Sonra baktım işler iyi gitmiyor, kendim ayrıldım ve müziğe de küstüm...Ama bu küskünlüğüm uzun sürmedi. Mehmet Genç diye bir arkadaşım vardı, bağlama çalardı. Ben terziliğe başlayınca, arada bir yanıma gelir giderdi. Mehmet, o zamanlar İzzet Altınmeşe'nin kardeşi Sadık Altınmeşe'ye çalardı. Bir akşam Sadık hastalanmış, Mehmet beni arayıp 'Bu akşam gazinoya sen çıkacaksın' dedi. Çıktım... Gazino sahibi beni çok beğendi. 'Bundan sonra burada çalış' dedi. Böylece müziğe tekrar geri döndüm... Dönüş o dönüş...'

ÖLDÜ, DİRİLDİ

İlk ve en önemli çıkışını 1969'da çıkardığı 45'lik plakta yer alan 'Sevda Yüklü Kervanlar, Fark Etmez ' kasetleriyle yapar ve herkesin dilindedir artık bu şarkılar... Ardından vatan borcunu öder, döner... Müziğe kaldığı yerden devam edip zirveye yürürken de, hiç beklemediği bir anda Azrail'le yüzleşir...
MÜSLÜM GÜRSES; 1978-79 yılıydı... Bir gece konser sonrası Tarsus'tan Adana'ya dönüyorduk. Ben uyumuşum. Şoför de uyuklamaya başlayınca bir kamyonla çarpışmışız. Ben o uykudan öbür uykuya geçtim aniden...
Bu korkunç kazayla ilgili hiçbir şey hatırlamaz Müslüm Gürses... Çünkü bir anlamda ölüm uykusudur, onun 'Öbür uykuya geçtim' dediği. Alın kemiği kırılmıştır... Neler yaşadığını çok sonra öğrenir...
MÜSLÜM GÜRSES; O kazada şoför öldü... Beni de öldü sanmışlar zaten... Sonra alıp hastaneye götürmüşler... Ben ölümü yaşadım aslında... Bana göre yeniden hayata dönmüş olmam, Allah'ın bir lütfudur. Alın kemiğim un ufak olduğu için en küçük bir darbede ölebilir ya da kör kalabilirim... Ameliyatta alnıma beynimi koruyacak plaka gibi birşey taktılar... O korkunç kazadan sonra koku alma duyumu yitirdim... Hiçbir kokuyu alamıyorum ne yazık ki şimdi... Çok kuvvetli parfümler ispirto kokusu veriyor bana... Ayrıca işitme duyumu da yüzde elli yitirdim... Çok ağır işitirim... Neyse, buna da şükür, yaşıyoruz işte...

BÜYÜK AŞKI MUHTEREM NUR

'Özür Diliyorum Senden', 'İsyankar', 'Ben İnsan Değil miyim?' şarkılarıyla artık Müslüm Gürses milyonların gözbebeğidir... Özellikle de varoşların, orada yaşayan ezilmişlerin baştacıdır... Gönüllerde taht kuran Gürses'in gönül tahtına kurulansa bir dönem Türk Sineması'nın en ünlü yıldızlarından biri olan Muhterem Nur olur... 

MÜSLÜM GÜRSES; Adana'da Muhterem Nur'un filmlerini hiç kaçırmazdım. Koyu bir hayranıydım onun. 1982'de Naci Uyanık diye bir menajer arkadaş vardı, 'Müslüm, Malatya'ya konsere götürmek istiyorum seni' dedi. Hayır dedim ama baktım kadroda Muhterem Nur da varmış... Muhterem Hanım'ın olduğunu öğrenince, ben de geleceğim dedim... Ve Malatya'da tanıştık Muhterem Hanım'la... Kısa süre içinde de kaynaştık... Ben her insana bel bağlamam ama Muhterem Hanım, bu dünyanın insanı değil...

cacabey40 12.12.2008 00:33:52

yeter sevgilim


ŞiiR:
Bütün dileklerim yalnızca sana
Yazdığım tüm sözler şiirler sana
Gönlümü kalbimi vermişim sana
Başka ne yapayım sevgilim sana
Sen uzaklardasın ben dar odamda
Sensizlik şarkısı dudaklarımda
Anlamadın beni anlamasanda
Ne olursa olsun darılmam sana
İsmin şarkı olmuş dudaklarımda
Başka ne diyeyim sevgilim sana
Bu büyük aşkıma duygularıma
Sana duyduğum şarkılarıma
Cevap gelmesede çağrılarıma
Bir ömür sürecek bu sevgim sana

Çok kalpsizsin sevgilim..
Aşk nedir bilmiyorsun
Hemen darılmak için bahane arıyorsun

Yeter sevgilim yeter
Merhamet yokmu sende
Bıktım usandım artık
Derman kalmadı bende

ŞiiR:
Benim sevdam hüzündü korkuydu gözyaşıydı
Kıskanmaktı özlemekti..
Ve varlığımı hiç bilmekti
Benim sevdam helaldi ana sütü kadar
Ölümü göze almak
Düşünmekti yaralı ceylanı
Sevmekti herşeyi iyisiyle kötüsüyle

Benden değil sevgilim
Kendinden kaçıyorsun
Cesaretin kalmamış
Sevmekten korkuyorsun

Yeter sevgilim yeter
Merhamet yokmu sende
Bıktım usandım artık
Derman kalmadı bende


cacabey40 12.12.2008 00:34:09

esrarlı gözler



Bir içten bakışına delice tutulmuşum
Esrarlı gözlerine gönülden vurulmuşum

Zaman geçmek bilmiyor seni görmediğim an
Dünyam cennet oluyor benim olduğun zaman

Sevgini yıllar boyunca saklayacağım inan
Aşkını ömür boyunca yaşayacağım inan

Aşkının hatırası istiyorum bitmesin
Ömrümün o gecesi hayalimden gitmesin

Sıcak bir bakışına neler vermezdim ki ben
Mutluluğun önünde dize gelmedim mi ben

Aşkı hemde nesşeyi tattırmıştın sen bana 
Mutsus bir insandım ben mutluluk verdin bana



cacabey40 12.12.2008 00:34:29

a canım



dön artık ne olur
gel artık ne olur
nerdesin a canım
sensiz yaşanmıyor
nerdesin a canım

sabah olmaz gecelerim
sen gittiğin günden beri
sonu gelmez dertlerimin
hasret kesti nefesimi

taş değdi bak dizlerime
yaş doldu bak gözlerime
yazık etme gel bu sevgiye



cacabey40 12.12.2008 00:34:53

acılı sevda



Ne sen mutlu oldun nede ben mutlu
İşte hem sen soldun hem de ben soldum
Bu ayrılıktan söyle ne buldun ne buldun
Aşkımızın sonu acılı sevda

Gel de bitsin bu hasret
Hasret çekilmeyen dert
Böyle yaşanmaz elbet
Götür beni beni mutluluklara

Ağlarım ağlarım hatıralara
Ağlarım ağlarım yaşananlara
Bu sevdanın sonu acılı sevda
Bu sevdanın adı acılı sevda

Ne sen bırakırsın ne de ben seni
Görmemiştir kimse böyle seveni
Bu hasret niye söyle sevgilim sevgilim
Bu sevdanın sonu acılı sevda

Gel de bitsin bu hasret
Hasret çekilmeyen dert
Böyle yaşanmaz elbet
Götür beni beni mutluluklara

Ağlarım ağlarım hatıralara
Ağlarım ağlarım yaşananlara
Bu sevdanın sonu acılı sevda
Bu sevdanın adı acılı sevda



cacabey40 12.12.2008 00:35:08

aldanma çocuksu mahsun yuzüne



Aldanma çocuksu mahsun yüzüne
Mutlaka terkedip gidecek birgün
Kanma sever gibi göründüğüne
Seni sevmiyorum diyecek birgün

Sevmek çok güzelşey aldanmak acı
Ruhunu saracak bır derin sancı
O durmayan yolcu sen garip hancı
Hesabı vermeden gidecek bir gün

Uğruna herşeyini adayacaksın
Aşkını ömrünle bir tutacaksın
Ne yazık sonunda ağlayacaksın
Gururunu yere atacak bir gün



cacabey40 12.12.2008 00:35:39

bir kadın tanıdım



BİR KADIN TANIDIM ÇOK AĞLIYORDU
GÖZÜNDEN SEL GİBİ YAŞ AKIYORDU
TESELLİ VERECEK DOST ARIYORDU
EŞİNDEN AYRILMIŞ BİR HALİ VARDI

YARALI KALBİNİ BENDEN GİZLEDİ
YALVARDIM YAKARDIM BİR SIR VERMEDİ
ACIDIM HALİNE ELİM DEĞMEDİ
EVİNDEN AYRILMIŞ BİR HALİ VARDI

DÜNYADA SEVİLMEK SEVMEK BU MUYDU
DÜŞTÜĞÜ YOLLARDA HAYAT DOLUYDU
GÖZLERİ ÜMİTSİZ YAŞLA DOLUYDU
EŞİNDEN AYRILMIŞ BİR HALİ VARDI



cacabey40 12.12.2008 00:35:51

adını sen koy



Özlerim ben seni seninle bile
Vuslat mı hasret mi adını sen koy
Aşkınla yakıp da düşürdün dile
Sevgi mi nefret mi adını sen koy

İlk ve son aşkımdın gençlik çağımda
Sevgi çiçeğimdin gönül bağımda
Öyle yer etmiştin kalp odağımda
Sıla mı gurbet mi adını sen koy adını sen koy

Aşkın ateşi yakar kavurur
Rüzgarın oğlusun aşkla savur
Bağır delersin bakınca durur
Nazar mı hiddet mi adını sen koy




cacabey40 12.12.2008 00:36:25

beyaz gülüm


ah gülüm,beyaz gülüm,beyaz gülüm
ayrılığı yok etmez ömür
kirpiğine rüzgar değse
baktığın yere kan damlar gülüm

baksan hazırım
tutsan kaçarım
öpsen ölürüm ölürüm

yokluğundan gayrı bana netsin ölüm
sana gelmediğim gün öldüğüm gündür gülüm

baksan hazırım
tutsan kaçarım
öpsen ölürüm ölürüm

yokluğundan gayrı bana netsin ölüm
sana gelmediğim gün öldüğüm gündür gülüm
öldüğüm gündür gülüm
öldüğüm gündür gülüm


cacabey40 12.12.2008 00:36:41

acımıyorsan



tek tesellim kaldı o da hayalin
onuda al eğer acımıyorsan
hiç düşünme beni ne olur halim
hep uzaklarda kal acımıyorsan

yaktın sevgi dene duygularımı
yıktın dağlar gibi umutlarımı
çaldın bugünümü yarınlarımı
gel canımıda al acımıyorsan

unutmak istesen unutulmuyor
seven gönül sözle avutulmuyor
bir kadeh boşalıp biri doluyor
kır kadehleride acımıyorsan



cacabey40 12.12.2008 00:37:16


ağlattı kader



gözlerimde duman duman yaş
arzularım hep yarım kaldı
Allahım ne günah işledim
yüreğimi sancılar sardı

ağlattı kader ağlattı kader
gülmek istedikçe ağlattı kader
mutluluk sır oldu ben bilemedim
gülmek istedikçe aşlattı kader

doğduğuma pişman olmuşum
hayat yolunda yorulmuşum
yaşamayı ümit ederken ah
bir aşk için ziyan olmmuşum



cacabey40 12.12.2008 00:37:40

ağlanmaz mı sensiz geçen günlere



Bir haberin bile gelmiyor artık
Gelemedim senin gittiğin yere
Ne küstüm seninle nede darıldım
Ağlanmazmı sensiz geçen günlere

Tospembeydi dünyam karardı birden
Ayrılık getirdi rüzgar bir yerden
Şimdi gözyaşımın farkı yok sende
Ağlanmazmı sensiz geçen günlere

Fedadır uğruna çektiğim çile
Gözyaşım aşkına az gelir bile
Bu dünyada değil mahşerde bile
Ağlanmazmı sensiz geçen günlere

Tospembeydi dünyam karardı birden
Ayrılık getirdi rüzgar bir yerden
Şimdi gözyaşımın farkı yok sende
Ağlanmazmı sensiz geçen günlere



cacabey40 12.12.2008 00:38:33

bu ayrılık neden oldu



Ellerini çekip benden
Yarim bugün gider oldu
Hem sever hem sevilirdik
Bu ayrılık neden oldu

Yar aşkıyla yana yana
Ayrı düştüm ellere ben
Ama senden ayrı geçen
Yürek değil beden oldu

Yandı yürek kebap oldu
Gül bahçemde hazan oldu
Belki senden ayrılmazdım
Bu ayrılık neden oldu

Yar aşkıyla yana yana
Ayrı düştüm ellere ben
Ama senden ayrı geçen
Yürek değil beden oldu



cacabey40 12.12.2008 00:39:07


aldana aldana



Gülen çehreleri sahte dostları
Aldana aldana öğrendim artık
Ne seven isterim ne vefalı bir dost
Aldana aldana öğrendim artık

Dostum gölgem olur sessiz sedasız
Yanlızlığımda var ne arasanız
Yaşarım sevdasız yaşarım aşksız
Aldana aldana öğrendim artık

Kim bilir daha neler günler gelecek
Kim bilir bu gözler neler görecek
Aynadaki çehre en acı gerçek
Aldana aldana öğrendim artık

Dostum gölgem olur sessiz sedasız
Yanlızlığımda var ne arasanız
Yaşarım sevdasız yaşarım aşksız
Aldana aldana öğrendim artık

İyi günde herşey iyi oluyor
Kötü günde herşey kötü oluyor
Can ciğer olanlar artık olmuyor
Aldana aldana öğrendim artık



cacabey40 12.12.2008 00:39:25

ne fayda



Allahım bu çile biter mi böyle,
Sevgilim elimden gittikten sonra,
Tövbe etti gönül aşka sevgiye,
Bir değil bin seven versen ne fayda..

Kırıldı güvenim tuttuğum dallar,
Çıkmaza uğradı gittiğim yollar,
Kaderim huzuru çok gördü bana,
Şimdi feryadımı duysa ne fayda..

İçimde yılların yorgunluğu var,
Bahtımı yeniden yazsan ne fayda...






Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11